Aşk Kurtlar’a seyirci kazandırır mı yoksa kaybettirir mi?

19 04 2009

Kurtlar Vadisi son günlerde içeriği değişiyor diye eleştiriliyor. “Kanaldan aldığı paranın hacmi düştü, hareketli sahne sayısı azaltılıp dizinin içine bol bol aşk katılmaya başlandı. Ucuza kaçılıyor” diye… Bu bakış açısı doğru da olabilir yanlış da. Çünkü geçtiğimiz yıllarda Kurtlar Vadisi yıkılmaz, geçilemez bir kale gibiydi. Ancak ilk kez bu sene son aylarda Aşk-ı Memnu dizisi tarafından geçiliyor. AB’de biri, total reytinglerde diğeri birinci oluyor. Kurtlar Vadisi ekibi kurtluk yaparak dizinin içine aşk katıp, aslında iyi bir strateji uyguluyor. Aşk-ı Memnu dizisine kaçan kadın seyirciyi geri çekerek rakiplerini bertaraf etmeye çalışıyorlar. Aşk Kurtlar’a seyirci kazandırır mı yoksa kaybettirir mi? Bu sorunun cevabını önümüzdeki günlerde göreceğiz. Ancak ne olursa olsun denemeye değer bir strateji olarak görüyorum…

Reklamlar




Siyah takım elbisesini, uzun paltosunu çıkardı, spor deri ceketi ve blue jeaniyle karşınızda

19 04 2009

Kurtlar Vadisi’ndeki ’ağır abi’ tavırlarının yerinde yeller esiyor; espriler yapıyor, annesinden, babaannesinden söz ediyor. Ama özel hayatıyla ilgili soruları hâlâ kabul etmiyor. yazete.com adlı haber sitesi kuran ve sitenin başyazarı olan Necati Şaşmaz, yazarlığı sevmiş; yaşadıklarını yazılarına aktaracağını anlatıyor: “Eleştirilere karşı bizim de sesimiz olsun istedik. ‘Şiddet’ eleştirileri yapıştırılmak istenen
bir damga. Aksiyon sahneleri, güzelliklerin gölgesi olmamalı.”

Kurtlar Vadisi kısa bir ara vermişti diziyi hiç bitirme noktasına geldiniz mi?
Türkiye’ye krizin geldiği, Kurtlar Vadisi’nin yayından kalkmasıyla anlaşılmıştı. Bugüne kadar diziyi bitirme düşüncemiz olmadı, sadece konsept değişikliklerimiz oldu. Bizde hikaye bitmez. Türkiye’nin hikayesi devam ettikçe bizim de hikayemiz devam edecektir.

Dizinin konusu her zaman Türkiye gündemiyle paralel gidiyor, şu anda da Ergenekon’u anlatıyorsunuz… “İskender Büyük” karakterinin Veli Küçük olduğu söyleniyor… Doğru mu?
Kurtlar Vadisi yalın halindeyken mafyayı anlatıyordu. Mafyayı anlatırken de “Şu şuna benziyor, bunu buna benziyor” deniliyordu. Kurtlar Vadisi Pusu’nun içerisinde de dış mihrapların yönlendirilmesiyle oluşan güç odakları olan köklü aileler vardı. O aile “Bu mu, şu mu” diye tartışmalar olmuştu. Polat için “Abdullah Çatlı mı?” diyorlardı. “Avrupa’daki Çakal mı, 007 mi?”… Birçok karakteri birleştirip senaristlerimiz bir şey yazıyor. Nasıl geçmişte, hikayelerde bir şeyler anlatılırken aslandı, tavşandı, kurttu, tilkiydi diye örneklendiyse günümüzde de Polat’ın, İskender’in, Ömer Baba’nın hepsinin sembolize ettiği değerler var.

İskender Büyük karakteri çok ilgi gördü…
Çok iyi oynuyor Musa Uzunlar abi, inanılmaz güzel oynuyor. Aynı şekilde Muro’yu oynayan Mustafa Üstündağ kardeşim de çok iyi oynadı. O yüzden çok sevildiler.

Peki siz en çok hangi karakteri seviyorsunuz?
Emin Olcay’ın canlandırdığı Ömer Baba’yı seviyorum. Verdiği öğütler çok anlamlı. Dizinin alt metni onda gizli gibi hissediyorum. Onun varlığı manevi bir hava katıyor. Polat’ın yönünü çizmesinde çok faydalı oluyor.

Nedir Ömer Baba’yı sevmenize neden olan?
İnsanların yıkıldıkları anlarda, vermiş olduğu destekler çok önemli. Aşkın daha üstün olduğunu, aşk için her şeyin göze alınması gerektiğini anlatıyor. Tam bir bilge kişilik. Memati uyuştucu bağımlılığıyla savaşırken Ömer Baba’nın çok güzel yönlendirmeleri vardı. Polat evlendirilirken, Elif’i unutamadığını görünce “Sevgiler yer değiştirir, yeni ufuklara yelken açabilirsin” dedi. Bu görüşleri ben de benimsiyorum.

Polat, annesi istediği için evlendi

Çok eleştiri de alıyorsunuz… “Şiddeti körüklüyor, gençlere kötü örnek” oluyor gibi eleştirileri duyunca ne düşünüyorsunuz? Hiç “Acaba kötü örnek olur muyuz, bu sahnelere azaltsak mı?” gibi şeyler düşünüyor musunuz?
Güzel şeylerin izlenebilmesi için araya aksiyon sahneleri koymamız gerekiyor. Bu her senaryo matematiğinde vardır. Bu aksiyonlar aslında gösterilmek istenen şeyin gölgesi olmamalı. Bazı kişiler bizi damgaladı. Bu anlamda şiddet diye bahsedilen kelimeyi ağzıma almam bile.

İnsanlar çocuklarının adı Polat ve Memati olarak değiştirmek için mahkemeye başvuruyor… Bu kadar örnek alınmak, bu sorumluluk yormuyor mu?
Bazen yoruyor ama ben halimden memnunum. En azından kötü örnek olmamaya çalışan bir insan olduğum için buradayım. Aynı konumda olup bunu önemsemeyen biri de olabilirdim. Özen gösteriyorum.

Başka bir rolde nasıl oynarım diye merak ediyor musunuz?
Onu hep beraber göreceğiz… Dizi bittikten sonra isterim. Yaşınız yeter mi bilmiyorum (gülüyor). Filmde kendi sesimi kullanmak istiyorum. Filmde oynarsam kendi sesimle oynayacağım. İnsanların aşina olduğu da bir ses var. Onu etkilememek lazım. Başka bir rolü çok güzel canlandıracağım ve o söylenen, gizli gizli bana yapıştırılmaya çalışılan “O sadece Polat’ı oynar” durumunu hem kendime hem başkalarına göstereceğim inşallah.

Polat evlendi… Hayranlar tarafından nasıl karşılandı?
Dizi müdavimleri tarafından pek eleştiri olmadı… Polat hayranlarına gelince onlar Elif’i bile istemedi. Polat işine gücüne baksın istiyorlar. Polat’ın anne vasiyetini yerine getirmesi söz konusuydu. Uzun süre sonra sevmesi, Ömer Baba’nın da onu yönlendirmesi, “Aile ortamı senin için daha iyi olur” demesi, annesinin son dileği olma ihtimali neticesinde evlendi.

Ebru, Polat için neden doğru kadın? Bunca zaman neden evlenmedi? Aslında insani özelliklerini, uyuduğunu, yemek yediğini görmezdik. Ben evini daha yeni görüyorum. Ebru, Polat için doğru kadın mı?.. Kim bilir? Zaman gösterecek.

Sesimizi duyurmak için haber sitesi kurduk
Neden haber sitesi kurdunuz?
Bunun çıkış nedeni şiddet veya ona benzer eleştirilerin üzerimize yapıştırılmasıdır. Ömer Lütfi Mete bu yapıştırmaların bizi tanımayan insanların yapabileceğini söyledikten sonra “Kendinizi, sesinizi duyuracağınız bir mecranız olsun” demişti. Tam hazırlık içindeyken Ömer Bey rahatsızlık geçirdi. Bu süreçte de bu isteğimiz yarıda kalmasın düşüncesiyle, yazete.com adlı bir site kurduk. O sitede ben yazarlık yapıyorum.

Önceden yazı yazar mıydınız, yazmakla aranız nasıl?
Şiir yazardım. Küçük bazı hikayeler karalamışlığım vardır. Ama ilk defa köşe yazarlığı yapıyorum. Sevdim, alışacağım galiba. 30 bin kişi tıklıyor günde. Binlerce yorum geliyor.

Habere bakış açınız nedir?
Kimseyi rencide etmeden, kişilere hakaret etmeden, övgüyü ve yergiyi kişiler üzerinden değil fikri üzerinden konuşacağız diye niyetliyiz.
Yazdıklarıma yaşanmışlıklarımı katmak isterim. Gündemle ilgili de yazmak isterim ama bunun için şu an müsait değilim. Ara ara yazılarımı yetiştiremezsem, şiirlerimi koymayı düşünüyorum.

Nasıl şiirler yazıyorsunuz?
Mecazi aşk, ilahi aşk anlatımları… Kendimce algıladığım iç çekişmeler, duygusal çelişkiler, gel-gitler, hayaller, küskünlükler, kavgalar, kendimle kavgalarım, kendimle barışmalarım, birçok şey… Çoğu gençlikte yazdığım şeyler.

Yazete hep internette mi kalacak?
Medya sektörüne girişimiz sadece internet üzerinden. Yazılı basın düşünmüyorum.

Magazin haberleri nasıl olacak?
Haberleri birkaç kez süzgeçten geçirilecek, rencide olabilecek kişiyle mutlaka kontak kurulup gerçek öğrenilecek, gerektiğinde, atlamak bile olsa haberi koymamak gerekiyor diye düşünüyorum.

Polat’ın insani yönlerini görmeye başladık. Peki sizi ne zaman göreceğiz? Kendinizi çok fazla saklıyorsunuz…
Aslında saklamıyorum ama çok açık gezemiyorum. Her şeyimi medyanın, insanların gözü önünde yaşamak zorunda değilim. Çünkü ben özelimi özel yaşamak isterim.

Medya tarafına da geçince yumuşama olmaz mı?
Benim için olmaz. Çünkü özelim özgürlüğümdür.

Çocukken robot yapardım, mucit olmak isterdim

Çocukken oyuncu olmayı istemiş miydiniz?
Hayır hiç istememiştim.

Ne olmak isterdiniz?
Mucit olmak isterdim… Ben ilkokuldayken, robotlar falan yapmaya çalışırdım. İçerisine pil, makine koyalım da nasıl yürütelim, kol mekanizması nasıl çalışır diye enteresan şeylerim vardı. 13 yaşındayken uçak maketi yapmıştım. Sanayi çarşılarında gezip bir motor almış, yaptığım plastik uçağa takmıştım. 50 metre onu uçurmayı başarmıştım. Çok heyecanlanmıştım.

Anne, babanız izleyince ne diyorlar?
Severek seyrediyorlar, iki kardeş Raci ve ben; biri yazıyor, biri oynuyor… Bazen Raci’ye “Yine ne işkenceler yaptırmışsın çocuğa” dediklerine şahit olurum (gülüyor). O sahnelerin ne zorluklarla çekildiklerini bildikleri için üzüldüklerini bilirim.

Dayak yediğinizde üzülüyorlar mı?
Hayır, çünkü teknik olarak aslında dayak yemediğimi biliyorlar. Onu babaannem çok yapar (Gülüyor): “Ah nasıl kıydılar oğluma. Yapamadın mı, bir tane de sen vursaydın! O orada ne yapıyor, niye seni kurtarmaya gelmiyor?” diye takıldığı da olur bana.

“Obama’nın suikast meselesini neden bilemediniz?” dediler

“Dizinin gündemle paralel gitmesi tesadüf değil… Gündemi okuyup, sembolize edip, bir şekilde yerleştiriyorlar. Bazen gelecekte muhtemel olarak gördüğünüz olaylar gerçekleşebilir, bazen de tam tersiyle gerçekleşebilir. Bu senaristlerin öngörüsüne kalmış. Bazen tahmin ediyorlar, çıkıyor. Bazen de çıkmıyor. Mesela geçenlerde ‘Obama’nın suikast meselesini senaristler neden kaçırdı?’ dendi. Demek o da olabiliyor.”

Ömer Baba kimdir?
Necati Şaşmaz’ın en sevdiği karakter olan Ömer Baba dizide öğütler veriyor, kahramanların hayatlarıyla ilgili kararlar almalarında yardımcı oluyor. Ali’nin üvey babası da olan Ömer Baba aslında bir müezzin. Eşi Nazife ile yaşıyor, ebru sanatı ile ilgileniyor, ney üflüyor. Yaşadığı her türlü olumsuzluğu hoşgörü ve teslimiyetle kabul etmeyi öğretiyor. Ömer Baba’nın gerçekte kimi sembolize ettiğine ilişkin iki söylenti var. Biri Ömer Baba’nın Fethullah Gülen olduğu; diğeri ise Necati Şaşmaz’ın Kadirî tarikatı lideri olan babası Abdülkâdir Şaşmaz olduğu. Diğer tartışılan karakter ise Veli Küçük’ü sembolize ettiği söylenen İskender Büyük…





necati şaşmaz vatan gazetesi röportaj resimleri

19 04 2009

Siyah takım elbisesini, uzun paltosunu çıkardı, spor deri ceketi ve blue jeaniyle karşınızda

[1.jpg][2.jpg][4.jpg][5.jpg][6.jpg][7.jpg]





Polat Alemdarın Vatan Görevi Bitti mi

19 04 2009

VADİ’NİN kadınları izleyiciyi böldü, bir kısmı diziye aşk da yakışır diye izlemeyi sürdürse de, bir kısım izleyici, aşka bulanan diziye karşı… Onlardan biri de Nihat Gündüz, bakın neler yazmış? “Başladığı günden bu yana Kurtlar Vadisi izleyicisiyim, ama son denemde diziyi tanıyamıyorum. Gamze, Memati’den hamile, Abdülhey ‘Ya işin, ya ben’ diyen karısı için karalar bağlamış. En dikkat çekeni de Polat alemdar… ‘O, bir Elif’i sevdi’ demiştik, onunla vuslata erememişti, devrede vatan-millet meseleleri vardı, bu nedenle kızı inim inim inletmişti… Karşısına başka bir kız çıktı. (Nefise Karatay) Kız onun için canını verdi de Polat, ilişkiye yanaşmadı, ‘Erkek adamın gönlünde iki sevda olmaz’ dedi… Şimdi iki günlük bir kızla evli; yani vatan milleti de unuttu, erkek adamın iki defa sevemeyeceği sözünü de… Polat’ın görevi son mu buldu, bunu merak ediyorum…”





Memati Baba Oluyor

19 04 2009

Kurtlar Vadisi, son bölümüyle kafalara yeni soru işaretleri taktı. Devletin iplerinin İskender Büyük’ün eline geçmesi zaten büyük bir şok yaratmıştı. Bu hafta da bölücü başının sağ kolu ‘Parmaksız’ın sözleri tartışma yaratacağa benziyor. Örgütte her devletin bir temsilcisinin bulunduğu iddiasının üzerine Parmaksız, kendisini sorgulayan Polat’a “Beni birileri kullanacak nasıl olsa. Bari sen kullan” dedi. Polat, “33 erin katledilmesi emrini sen mi verdin? Talimatı nereden aldın?” diye sordu. Parmaksız ise “Bunu araştıran herkes öldü, sen karışma” yanıtını verdi. Bu arada dizginleri ele alan İskender’in, PKK ile ortak uyuşturucu ticareti yaptığı da ortaya çıktı. Polat’ın, Parmaksız’ı bir albaya teslim ederek o komutanı kahramanlaştırması ve İskender’in karşısına koyması da gerilimi artırdı. (Bugüne kadar Vadi’de iki yüksek rütbeli subay öldürüldü. Sanırım bu kez de albay hedefte olacak. Dizide subayların bu kadar kolay hedef olması da düşündürücü…) Özetle; bu hafta Vadi’de diğer bölümlere oranla çok daha ‘iri laflar’ edildi. Gelelim, gönül işlerine… Karısını ihmal eden Polat’ın, babası tarafından kulağı çekildi. Bu arada çiçeği burnunda damat, kayınpederinin aşağılayıcı sözlerine de ‘gık’ diyemedi. Demek ki Polat, bu Ebru’yu gerçekten de çok seviyor. Memati ise Gamze’nin kendisinden olan çocuğunu doğurmasına izin verirken, Bulut’a önemli itiraflarda bulundu: “Adam öldürmeye, karnında olduğum annemle başladım. (Annesi doğumda öldüğü için ona ‘ölümcül’ anlamına gelen Memati adı verilmişti) Sonradan öldürdüklerimin sayısını bile tutmadım. Annemi öldürdüm ama kendi çocuğumu öldürmeyeceğim…” Polat, Ebru ile evlendi. Abdülhey ile Sultan nikahın eşiğinde. Ve nihayet Memati de baba olacak… “Bizim Vadi, Dudaktan Kalbe’ye döndü” diyen maço fanatiklere yeni malzeme çıktı…





kurtlar vadisi pusu 56. bölüm fragman resimleri

19 04 2009

[k1.jpg]

[k2.jpg]

[k4.jpg]

[k5.jpg]

[k6.jpg]

[k8.jpg]

[k9.jpg]

[k11.jpg]





İskender Büyük’ün adı satılığa çıkarıldı

19 04 2009

https://i2.wp.com/img162.imageshack.us/img162/1425/iskenderht.jpg

Kurtlar Vadisi dizisinde Musa Uzunlar’ın canlandırdığı, soğuk, naif, şeker hastası karakter dizi ile televizyon dünyasına hızlı bir giriş yaptı. Çoğu insan ona özendi. Çoğu insan nefret etti. Neyi ne zaman yapacağını kimse kestiremiyor. Soğuk kanlılığından dolayı hiç telaşa kapılmıyor. Emirleri kesin ve çok sert. Etrafındakiler ona biat ediyor. Dizideki en büyük düşmanı Polat

Şimdi de İskender Büyük’ün adı satılığa çıkarıldı. Hem de 10 bin TL’ye. http://www.iskenderbuyuk.com alan adı ortalama 12 TL’ye alınıp 10 bin TL bedelle satılmak isteniyor.

Sitenin sahibi Ersin Özçelik kendisine teklifler geldiğini ve bunlardan en yükseğinin bin TL ve 5 bin TL olduğunu söyledi. Mesleğinin saat ve cep telefonu üzerine olduğunu söyleyen Özçelik, internet sitesi yapmaktan anlamadığı için bir arkadaşına sitenin sadece ilk sayfasını yaptırdığını sözlerine ekledi. Alan adını 2 yıldır yenileyerek elinde tuttuğunu söyleyen Özçelik, arayanların olduğunu ve satılana kadar elinde tutacağını söyledi.

Daha öncede bir çok emsaline rastlanan siteler çok cüzi miktarlarda ücretlerle alınıp yüksek bedellerle satılığa çıkarılmıştı. Bunlardan en yüksek ödeme sex.com için 2007 yılında 14 milyon, porn.com için 9,5 milyon dolar, pizza.com için ise 2.6 milyon dolar olmuştu.